Herkes Sussa Biz Susmak

Bir internet dizisi olan Sıfır Bir’in bitmesinin ardından, yapım bir sinema filmi olarak 10 Ocak 2020 tarihinde izleyicilerle tekrar buluştu. Sinema filmi çocuk istismarı ve kadın cinayetleri gibi toplumu derinden etkileyen konulara parmak basıyor.

Sıfır Bir ‘’Bir Zamanlar Adana’da’’ 2016 yılında bir internet dizisi olarak hayatlarımıza girdi. İlk iki sezonu Youtube’da yayınlanan dizi dikkatleri üzerine çekmesiyle birlikte 3.sezonuna Blu Tv platformunda devam etti. 32 yaşındaki genç yönetmen Kadri Beran Taşkın’ın hayallerini ve ufakta olsa imkanları bir araya getirmesiyle başlayan proje izleyiciler tarafından büyük beğeni topladı. Dizi bir dram/suç dizisi kategorisinde yer alıyor ama bildiğimiz suç dizilerinden epey farklı. İlk başlarda maddi imkansızlıklardan dolayı dizinin süresi, ışık hataları, ses hataları gibi şeyler göze çarpıyor. Fakat Sıfır Bir dizisi öyle sürükleyici ve gerçekçi ki izleyici bu hataları görmezden geliyor.

Yapım, Adana’nın gettolarında yaşanan ve kimsenin görmek istemediği gerçek hayatı gözler önüne seriyor. Uyuşturucu, silah ticareti, yoksulluk, yasa dışı yollar.. Herkesin görmezden geldiği o sosyo-kültürel yapıyı en gerçek haliyle izleyiciye aktarmayı başarıyor. Adana’nın en belalı mahallelerinden biri olarak bilinen Hürriyet Mahallesi’ndeki bir grup gencin uyuşturucu, kadın ticareti ve kendilerine yanlış gelen olaylara karşı savaşmalarını konu ediniyor.

Dizi gerçekçi sahneleri, karakterleri, mekanları, müzikleri ve aklınıza gelebilecek herşeyle izleyiciyi kendisine hayran bıraktı. Özellikle dizideki sahnelerin gerçekçi olması izleyicinin diziyi tercih etmesinde önemli rol oynadı. İzleyicilerin birçoğu Adana’daki gerçek hayatın tam da dizideki gibi olduğunu söylüyordu. Onlara göre dizide o bildiğimiz televizyon dizilerindeki gibi abartılmış oyunculuklar, sahte kurgular, bir kar amacı yoktu, dizi tamamen gerçek hayatı aktarıyordu. Oyuncuların da amatör olduğu dizi giderek herşeyi üstüste koydu ve zamanla kendini Türkiye’nin en merakla beklenen dizisi haline getirdi. Dizi o kadar gerçekçi ki karakterlerin isimleri bile değiştirilmemiş ve birkaç karakter dışında herkes kendi adını kullanıyor. Üstelik dizinin 2.sezon çekimleri sırasında sete polis baskını bile oluyor, o derece gerçekçi bir yapım.

Dizi çok beğenildiği kadar çok da tepki çekti ve eleştirildi. Dizideki sahnelerin çoğu ya çatışmada ya da hapishanede geçiyor. Bu da bazı izleyiciler tarafından rahatsız edici bulunuyor ve gençleri özendirdikleri düşünülüyor. Aslında her bölümde dizinin izleyiciye vermek istediği farklı alt metinler var. En belirgin olanı zaten uyuşturucuya karşı açtıkları savaş ve bu uğurda en yakınları bile olsa acımamaları. Hırsızlık yaparak kazandıkları paraların büyük kısmını mahalle halkına dağıtarak onlara yardım ederek aslında yoksulluğu gözler önüne seriyor ve dikkat çekiyor. Savaş, Cio, Özgür, Cihat, Burak, Cengo ve diğerleri, aslında hepsi yaptıklarının doğru olmadığının farkında olan fakat başka bir yol olmadığını düşünen bir grup genç. 6 sezon boyunca izleyiciyi memnun etmeyi başaran dizi, 10 Ocak tarihinde bir sinema filmi olarak yoluna devam ediyor.

Film ise Adana’daki belalı ve bol savaşmalı hayatlarını geride bırakmak isteyen Savaş, Cihat ve Azad karakterlerinin İzmir’e yerleşmesi ve orda sakin bir yaşam sürme isteklerini konu ediniyor. Savaş ve arkadaşları burada kendilerine bir oto yıkama dükkanı açıyor ve silahlardan uzak tamamen sakin bir hayat sürmek istiyorlar. Fakat Adana’da olduğu gibi belanın asla peşini bırakmadığı karakterler, İzmir’de de bir şekilde kendilerini savaşın içinde buluyorlar. Filmin asıl hikayesi, filmde ön plana çıkan unsur bu sefer çocuk istismarları ve kadın cinayetleri oluyor aynı zamanda dizi de olduğu gibi yoksulluk, yasa dışı yollar gibi alt metinlere de yer veriyor. Filmde Melek adındaki küçük bir kız çocuğunun istismar edilmesi ve annesinin de organ mafyaları tarafından mağdur edilmesinin ardından, kızın Savaş ve arkadaşlarının yanına sığınmasıyla olaylar gelişiyor. Adana’daki hayatlarının aksine sakin bir yaşam sürmek isteyen karakterler yine kendilerini belanın içinde bulup çocuk istismarı ve kadın cinayetleri, istismarlarına karşı savaş açıyor.

Yönetmenliğini yine Kadri Beran Taşkın’ın yaptığı filmde, dizide de olduğu gibi senaristlerinin ismi sır gibi saklanıyor. Filmin galasında ve oyunculu gösterim yapılan sinema salonlarında oyuncular büyük bir ilgiyle karşılaşıyor. Dizi ve filmde işledikleri konu bakımından bu yapım diğerlerinin arasından kolayca sıyrılıyor ve kendine internet ve sinema sektöründe sağlam bir yer buluyor. Film, 1 haftada 500 bine yakın kişi tarafından izlendi ve şu ana kadar yaklaşık 9 Milyon YTL hasılatı bulunuyor.

Haber-Yazı: Hilal Arslantaş

Nûçe – Sînemaya Serbixwe – www.sinemayaserbixwe.com

Share This
COMMENTS

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: